Herkes fazlasıyla sevmiş, Ben eksikleriyle de sevdim oysa
Özdemir Asaf
Nasıl anlatsam bir aşkın altında ezilmek nasıldır; acılar karşısında gülmek,
Her şeyi bir anda silecek cesarette olamamak senin gibi!
Gözlerine her baktığında bin defa ölüp dirilememek ve gitmek.
Hep gitmek zorunda olmak nasıldır, nasıl anlatsam!
Giderken sarsak, giderken beceriksiz, giderken acemi adımlarım,
Utanır gibi kadınlığından!
Ve giderken durup birdenbire utanmam, bir gidişe yaslanmam bundan.
Ellerimde; Aşkı sırtında duymaktan yorgun bir kadın resmi
Zamansa akşama yakın
Ve evlerde şimdi hoşgeldin sesleri yankılanıyor - içimde kapı ziline basıp kaçma isteği!-
- nasıl sevildiğini unutmuş bir adam! - pencerede.
Bense sırtımı verip yokluğuna aldatmak istiyorum gözlerimin nemini
kızgın, kırgın, yaralı bir yüzüğün pencereden uçtuğu an kadar aldatmak!
Bir ev ki üstüme yıkılan, bir ev ki hoyrat sevgiler barındırdı içinde hırçınlığınla.
Oysa nasıl da eksildim her çıkışta o kapıdan nasıl da alışkınım bilsen ;
Yılların yorgunluğuyla sararan, Bütün özlemleri tadan yüzünü biriktirmeye.
Ellerimde;
Hüzünlü ve titrek bir sesle bütün kanamalara gülümseyen ve susan bir kadın resmi
Kaç kişi savunur ki soyadı olmayan bir aşkı?
Kaç kişi iki yanına ürkek ve kuşkuyla bakar?
Gözlerimdeki ıssızlığı nasıl anlatsam,
Nasıl anlatsam gitmekle kalmak arasındaki hüznümü
Giderken soluğunda titrediğimi nasıl anlatsam
Aynalarda bir görüp bir yitirdiğim aşkı nasıl!
Şiir'e öyküyü anlatıp yüzünü biriktiriyorum,
şeytan uçurtmalarını yarıştırıyorum senin için...
Işığın yırtıldığı yerde bekliyorum dokun diye,
Gecede ıslık sesi!
Seviştikçe kanadı kanayan geceyi biriktiriyorum yüzünde
Kurtulmalıyım diyen sesi biriktiriyorum!
Ellerimde; Yaşamak için çok ölen bir kadın resmi
Nasıl anlatsam Kış güneşi gibi belli belirsiz ışık huzmelerini; aydınlatan ama ısıtmayan.
Hiç kimsenin geçmediği uzak yolların uğultulu seslerini
Sazlıklardan havalanan bir kuş sürüsü ve kimsenin
Hiç bir gözün dokunmadığı birbirine yakın kanatlarda yüzünü biriktirdiğimi.
Ellerimde; iki ayrı yarımdan bir olabilmek için sevgisinin yetmediği bir kadın resmi
Bir ışık hızı, gitmeye hazır küçük bir adım, batık anfora içinde çakıl taşları!
Avuç içlerimdeki denge, çığlıkla kesilmiş eylül şenliği
Senin zincirlenmiş aşkın ve yağmur bulutundaki gök kuşağını biriktiriyorum.
Bundan yağmur akşamlarında üşümesi kalbimin.
Şimdi; gökyüzünden bir yıldız düşürsem gülümsermisin aşk?
İncinince kadınlığım dokunurmusun bana yeniden!
30/08/2012
(onca yaşanmışlık, resimler, anlar, ışıl ışıl bakışlar, tükenişler, iç hesaplaşmalar, onca acıya, ait olmamaya rağmen mutlu olmak, // gömleğinin bir kolunu dar ağacı bellemek!! // gitmekle kalmak arasındaki ince çizgide durmak ve susmak ve görmek görmek görmek bakmakla görmek arasındaki farkı! )

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder