12 Haziran 2013 Çarşamba

Sayın Tanrıya Kalırsa Seninle Yatmak Günah, daha neler boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının...C.S.



Kumdan bir deniz feneri yada iskambil kağıtlarından bir ev yapmaya çalışıp sürekli kumların,
kağıtların yıkılıp darmadığın olduğunu izlediğin bir hayat.. Görüp yaşadığım bu.
Aklından atsanda Kalbinden atamadığın, Hep bir şeylerin hayalini kurup, sıradan  bir yapıya bile ulaşamamak ne acı değil mi?

Kirli bencil bir vicdanla yaşayabiliyor insan, ama gerçekten paramparça olmuş bir kalp ve ruh ile yaşamak korkunç, çünkü nereye gidersen git, kaç yaşına gelirsen gel yaşadığın herşey seninle geliyor.
Dev bir dalgayla uzaklara gittiğini sanıp başka bir darbeyle kendini kıyıda buluyor ve tüm aynalarla tek tek yüzleşiyorsun.. Ve yüzleşmekte hiç bir şeyi değiştirmiyor.
Gerçek şu ki..O yada Bu kişi için doğru olanı seçerken bir başkasının yaşamını alt üst ediyorsun.

İşte yine buradayım

Önünden arabaların geçip gittiği bahçesinden denizi seyredip hayaller kurduğun O Ev olduğu gibi duruyor.
Ne Sana ne Bana hiç bir yararı yok biliyorum ama böyle uzaktan bakınca denizin Şiiri -bizden geriye kalan tek şey bu - hala okunuyor.. Bir gemi geçiyor baktığın o denizden, Bir martı havalanıyor, Sen belki o şarkıyı sonkez dinlemek için elindeki tüm plakları karıştırıyorsun ama olmuyor..Hiç bir şarkı bu Yaz Evine uymuyor.
Sessizlik, son repliği için hazırda bekleyen neşesini kaybetmiş bir oyuncu gibi karşımda duruyor.
Cam kırıklarının üzerinde Sevişmekten yorgun düşmüş ruhum içimde bir yerde beni bana yansıtan bir ayna gibi,
beni bana aktaran bir soytarı varmışçasına herkesin ortasında dalga geçiyor benimle...
Gülüyorum ve ölmeden ölürken bir şiir geçiyor gözlerimin önünden son hızla ;

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
C.S.














7MAYISMIŞ

Ruhum geriye alınamayan eski bir saat gibi,
Hatırladıkça binlerce çatlayan aynaya dönüşüyorum...

Karşımda hep bir anının yatışmamış öfkesi!

Birbirimize hiç ama hiç söylemediğimiz sözcükler var ya,
Ben onların arka bahçesinde şarkılar söylüyorum
Sonra ; seninle ÖLMEK güzeldi deyip göz yaşı döküyorum.

Ölüyorum
Ve
HİÇ
Kızmıyor bana
TANRI
...