beni hep yanlış evlerde aradılar, kilidi küf tutmuş kapıların ardında.
gitmekle kalmak arasında
gereğinden fazla süren suskunluğun eşiğindeydim oysa olric.
kuşları, denizi , yakılası gemileri
papatya tarlalarını hiç terketmedim ama beni hep yanlış evlerde aradılar.
yaprakları dökülmüş bir ağacın en üst dalında
yazdan kalma bir bahçe duvarındayım oysa.
aşk mı olric? bu oyunun üvey çocuğu o.
ilk önce o terk edilecek.
kayıp bir rol , susan bir tirad gibi duracaksın sen de karşımda
uyu artık olric, susmak akıtmaz kanımızı.
Silah geçmez düşlerimizden, ölmekse acıtmaz
ve hiç bir durak durduramaz bizi
şimdi ne söylesem boş olric
"beni hep yanlış evlerde aradılar"
şimdi ne söylesem boş
bir kıyıya vurdukça dalgaların sildiği yazıyım ben.
yalnızca,
evet yalnızca gece yarısı edilebilecek bir telefonla uyanıp yola çıkma isteği belki bendeki.
iki düş parçasının kesiştiği yerde kollarını açmış duran ve yağmayan yağmur gibi olmak.
sancılı bir telaşda öylece kalakalmak ve bilmek sonrasını
avuç içlerini kesen küflü bir bıçağı sıkı sıkı tutmak ellerinde
Oysa hiç özlemedim seni diyen sesin yankısı olmak sonra,
sonrası Alev alev olric.
ve ben,
bu yangında çatıya kaçacak gücü kendimde bulamadan sonumu bekliyorum.
bilmek katlanmak zorunda olduğum bir sonuç.
hiç yanyana fotoğrafmımız yok seninle olric
ne çok çekiyorum senli resimler oysa
Deklanşöre basanın, karşısındaki çerçeve içinde olamayışının hüznü bu.
anlayabilirmisin herhangi bir karedeki gülüşün içinde olmamayı
sonra anlatabilirmisin yan yana dizilmiş bir kaç kelimeyle
anlattıkça ağırlığı hafifler mi olric
kestim kendimi de olduğum tüm fotoğraflardan, şimdi o insanlarda bensiz.
ben zaten hiç bir yere kendini koyamayan huysuz ve savruk serseri
sen de susacaksın, biliyorum.
bu soygun hiçbir şehri kurtarmaz!
ve her gün başka bir evde karşılayıp,
her gün başka bir evde bırakıp gideceksin beni.
her kapı önü her çaldığın zil her kapı aralığında gördüğün yüz yangın
bu yangından hiç kimse sağ çıkmaz!
biliyorum, öldürüleceksin bir gece ansızın sol yanından
sol yanında yatanla.
öleceğiz biliyorum,
bu ihbar artık hiçbir aşkı kurtarmaz!
özlemek olric, özlemek ne demekse ,
denizleri andıran uçurumları andıran
iki gözün parlaklığında kayıp gitmekse özlemek
"çabuk gel olric"
beni yanlış evlerde arama
ebru
28.02.2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder