10 Ekim 2012 Çarşamba

...


Güneş sakin sessiz yükselip denize vurduğu anlarda söylediğim şey bu!
Bir daha hiç görmeyecek olmak
Bir daha hiç dokunmayacak,  bir daha hiç duymayacak olmak kokunu
Ve Bütün gün doğuşlarında yitirilecek bir sevgiliye dönüşmen acıyla.
Soluk sarıya bürünmen, rengini kaybetmen, titrek bir ışık olman hayalimde
Ve benim hayatı yan yana getirdiğim bu sözcükler gibi kurup yaşamayı beceremiyor oluşum…
 Her şeyin ama her şeyin,
Ya sonra, sonra ve hep sonra diyerek uzayıp gitmesi önümüzde.
 
şimdi zaman deyip; Dokunursam tılsımının bozulacağı her anı saklıyorum senin için;
Günün son ışıklarını saklıyorum
Bulutların azaldığı yerlerdeki o donuk maviyi, ışığın renklerde yarattığı o küçük değişimleri
Durgunlaşmış suları, rüzgârı, fırtına artıklarını, hep oturduğumuz o bankı
 Parıltılarla kamaşan denizi saklıyorum.

Büyülü sonbahar sabahlarının yaprak çıtırtısını, karanlık bir sabahta denizin uğultusunu
Bir balıkçının sesiz sabrını ve ellerini, zamansız çalan çanları,
El oyması bir sandığın kapağının kapanış sesini, 
Kâğıttan bir gelinliğin yavaşça suya indirilişini, belki bir gün diyerek sana bırakıyorum!

Cuk
10/10/12

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder